Yükseklik, adım atarak çıkamayacağımız yerleri anımsatır. Yüksekte çalışma ise, ‘Yapı İşleri İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’nde tanımlanan, seviye farkı bulunan ve düşme sonucu yaralanma riski oluşabilecek her türlü alanda yapılan çalışmadır. Bu tanımlamaya göre, yüksekte çalışma sadece yer üstünde değil, yer altında da olabilir. Örneğin tüneller, madenler, kuyular, köprüler, barajlar ve inşaatlar gibi yerler yüksekte çalışma alanları olarak sayılabilir.
Yüksekte kimler çalışmalıdır;
Yüksekte çalışmaya uygun olan kişiler, yetkili ve yeterli tecrübeye sahip, bedenen ve ruhen işe uygun, yükseklik korkusu olmayan, eğitimli ve deneyimli kişilerdir. Bu kişilerin ayrıca işyeri hekiminin işe giriş muayene raporunun uygun olduğunu belirtenlerdir. Yüksekte çalışma yapılmadan önce, çalışma yapılacak alan önceden planlanıp organize edilmelidir. Çalışma yerlerinde çalışanların güvenliği öncelikle, güvenli korkuluklar, düşmeyi önleyici platformlar ve çalışma iskeleleri gibi toplu koruma tedbirleriyle sağlanır. Bunlar sağlanırken, işçiler bazen bu koruma tedbirlerinin işlerini zorlaştırdığını düşünerek kaçınmaya çalışırlar. Bu durumlarda, toplu koruma tedbirlerinin tamamen ortadan kaldıramadığı durumlarda, kişisel koruyucu donanımlara başvurulur. Kişisel koruyucu donanımlar da potansiyel tehlikelerin kaldırılmasına yardımcı olmayan, tehlikenin yok edilememesi durumunda başvurulan ekipmanlardır ve tehlikenin şiddetini azaltmaya yardımcı olurlar.
Yüksekte çalışma yaparken, işçinin düşme riskine karşı paraşüt tipi emniyet kemeri (EN 361), yaşam hattı (EN 1891), ip halat tutucusu (EN 353-2), beton ankrajı (EN 795), çelik karabina (EN 362) ve baret (EN 397) gibi yüksekten düşme koruyucularını kullanması gerekir. Bu koruyucuları kullanmazlarsa, işçiler yüksekten düştüklerinde yaralanma veya ölümcül iş kazalarına maruz kalabilirler. Yüksek çalışma alanında, merdiven ve çalışma platformundan düşme, iskeleden düşme ve şaft boşluklarından düşme gibi durumlar da sıklıkla görülebilir. Bu tür tehlike ve risklerin yaşanmaması için, gerekli önlemlerin alınması ve çalışanlara yüksekte çalışmayla ilgili tehlike ve riskler konusunda bilgilendirme yapılıp eğitimler verilmelidir.
Yüksekte çalışma yapılan yerlerde yapılması gerekenlerden biri, atıkların veya artan malzemelerin hangi yükseklikte olursa olsun, doğrudan yere atılmaması, dengeli ve güvenli bir şekilde indirilerek uygun bir yere istif edilmesidir. Yüksekten düşmenin nedenleri arasında bilgi eksikliği, dikkatsizlik, yetersiz kişisel koruyucu donanım ve güvensiz çalışma yöntemleri sayılabilir. Düşmelerin yaşanmaması için sadece ekipmanlara güvenilememesi gerekir. Çalışan işçilerimizden kaynaklı durumlar da düşmelerin meydana gelmesine neden olabilir. Bu tür durumların önüne geçmek için yeterli bilgi ve donanıma sahip olmak önemlidir
Yüksek Çalışma Eğitimi Nedir?
Yüksekte Çalışma Eğitimi, bir kimsenin adımını atarak çıkamayacağı yerlerde yapılan çalışmaları kapsar. Yüksekte çalışma, kişinin bulunduğu referans seviyesinin üzerinde, sağlık ve güvenlik açısından tehlike oluşturabilecek bir durumda yapılan çalışmalardır. Yükseklik kavramı göreceli olup, bir insanın denge noktası 2. bel omurudur ve literatürde çoğunlukla bel hizasını geçen yerler yüksek olarak kabul edilir. Ortalama bir insanın boyundan daha uzun yerler de yüksek yerlerdir ve bu yerlerde çalışmak da yüksekte çalışmaktır. Yüksekten düşme riski ise, birisinin seviye farkı nedeniyle düşerek yaralanma riskidir.
Türkiye’de özellikle inşaat sektöründe iş kazalarının büyük bölümü yüksekten düşme şeklinde meydana gelir. Bu riski azaltmak amacıyla, sadece inşaatlarda değil, merdiven kullanarak çalışan tüm çalışanların yüksekte çalışma eğitimini almaları zorunlu hale getirilmiştir. Yapı İşleri İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’ne göre, seviye farkı oluşan ve düşme sonucu yaralanma riskinin olabileceği her alan yüksekte çalışma olarak kabul edilir, bu nedenle yaralanma riskinin geçerli olduğu her seviye yükseklik yüksekte çalışma olarak tanımlanır.
Yüksekte Güvenli Çalışma Eğitimlerinin Amacı Nedir?
Çalışma alanında ekipmanların doğru kullanımı, bakımı ve kontrolünü sağlamak ve mevcut tehlikelerle ilgili farkındalık oluşturmak, montaj, demontaj, bakım-onarım ve temizlik işlerini yüksekte gerçekleştirecek olan çalışanlar için yasal bir zorunluluktur. Bu eğitim, katılımcıların yüksekte yapacakları çalışmalarda güvenli bir şekilde çalışmalarını tamamlamaları için gerekli olan asgari yüksekte güvenli çalışma metotları hakkında bilgilendirir.
Yüksekte Çalışma Eğitimi Kaç Yıl Geçerli?
Mevzuata göre, çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde iş güvenliği ile ilgili eğitimler yılda bir kez tekrarlanmalıdır. Ancak, sahada yaptığımız gözlemlerde, yıllık tekrar eğitimlerinin yapılmadığını ve çalışanlar tarafından bilgilerin unutulduğunu ve uygulanmadığını gözlemlemekteyiz. Yüksekte güvenli çalışma eğitimi vermek için, A veya B sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sertifikası olan ve yüksekte güvenli çalışma eğitimi vermeye yetecek bilgi ve tecrübe birikimi olan kişiler bu eğitimi vermeye yetkilidirler.
Yüksekte Güvenli Çalışma Eğiticisi Eğitimi Sertifikası” almak faydalı olabilir ancak zorunlu değildir. Ayrıca, eğitmenlerin IRATA, SPRAT ve benzeri yurt dışı kökenli sertifikalarına sahip olmaları da gerekli değildir. Bu tür sertifikalar, genellikle 5 günlük eğitimler sonucunda alınabilir. İş güvenliği uzmanları, İSG ile ilgili tüm eğitimlerde olduğu gibi, teorik ve pratik olarak kendilerini geliştirerek yüksekte güvenli çalışma eğitimlerini de verme yetkinliğine sahip olabilirler. IRATA, Industrial Rope Access Trade Association’ın kısaltılmış hali olarak, İngiltere merkezli bir kuruluştur. SPRAT, The Society of Professional Rope Access Technicians’in kısaltılmış hali olarak, Amerika merkezli bir kuruluştur. IRATA ve SPRAT, yüksekte çalışma belgesi değil, iple erişim teknisyeni belgesidir. Bu belgeler, yüksekte çalışma yapacak kişilerin iple erişim tekniklerini kullanma yetkinliklerini gösterir.
Yüksekte Çalışma Eğitiminin Mevzuatdaki Yeri
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 17. maddesi ve 15.05.2013 tarihli ve 28648 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve yürürlüğe giren Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliği’nin 5. maddesi gereğince, işverenler çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almalarını sağlamakla yükümlüdür. Ayrıca, 25786 sayılı yapı işlerinde iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliği ve 28695 sayılı kişisel koruyucu donanımların (KKD) işyerlerinde kullanılması hakkında yönetmelik gereği de bu eğitimin alınması zorunludur. Bu yönetmelikler, işverenlerin çalışanlarını iş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitmeleri ve bu konuda gerekli bilgi ve becerilere sahip olmalarını sağlar. Yargıtay tarafından verilen bazı içtihat niteliğinde kararlar da eğitimin önemine vurgu yapılmıştır. Örneğin, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 23.03.1982 tarihli ve 1498 esas sayılı ve 1701 karar sayılı kararında, “İşçiyi eğitmeden çalıştırmaya başlayan işveren, meydana gelen iş kazasından sorumludur” ifadesine yer verilmiştir. Diğer bir kararda ise, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 16.06.2004 tarihli ve 2004/21-365 esas sayılı ve 2004/369 karar sayılı kararında, “İş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitim, bir kısım mevzuat ve hükümlerini içeren belgelerin verilmesiyle değil, eylemli olarak bu bilgilerin aktarılması ve öneminin kavratılması ile sağlanabilir” denilmiştir. Bu kararlar, eğitimin iş sağlığı ve güvenliği konusunda önemine dikkat çekmektedir.
